Dua, uyumlu bir buluşmanın temeli
Çoğu zaman kendi ölçütlerimiz, acele beklentilerimiz ve iyileşmemiş yaralarımızla buluşmalara koşuyoruz. Oysa her buluşmadan önce dua etmek bir batıl inanç değildir: derin ihtiyaçlarımızı bizden daha iyi bilen Tanrı'ya güvenmenin bir ifadesidir. Biriyle tanışmadan önce dua ettiğinde, Kutsal Ruh'u sezgini bilemeye, yargını bulandıran sabırsızlığı yatıştırmaya ve değer verdiğini söylediğin ilkelerle uyum içinde olmaya davet edersin. Bu ruhsal duraklama, anlık duygunun seni sürüklemesine izin vermek yerine, Tanrı'nın kalbine seslenmesi için yer açar.
Somut olarak nasıl bir dua etmeli?
Bilgece sözlere ya da sihirli bir formüle gerek yok. Bir buluşmadan önce birkaç dakika otur ve Tanrı'dan sadece açık görmene yardım etmesini iste: "Rab, bu kişinin imanımı ve değerlerimi paylaşıp paylaşmadığını fark edebilmem için gözlerimi aç. Korkularımı ve idealleştirme eğilimimi yatıştır. Senden olmayan bir şeyi zorlamamak için bana bilgelik ver." Ayrıca tanışacağın kişi için de dua edebilir, Tanrı'dan onu kutsamasını ve ikinizi de yönlendirmesini isteyebilirsin. Bu etkin iyi niyet duruşunu değiştirir: artık bir "av" peşinde koşmuyor, kendine özgü yolculuğuna saygı duyduğun bir kardeşini Mesih'te karşılıyorsun.
Dua, gerçek sevgi için doğru toprağı hazırlar
Dua ile hazırlanmış bir buluşma zaten farklıdır. Anın cazibesine daha az kapılmış, gerçekten önemli olana daha bağlı olarak gelirsin: ruhsal değerlerde birlik, Hristiyanca bağlılığa dair ortak bir bakış, karşılıklı dürüstlük. Dua ayrıca "her şeyi çözen ilk görüşte aşk" efsanesini bırakmana da yardım eder. Seni gerçeğe kök saldırır: Tanrı'ya göre bir ilişki kurmak, bilinçli bir niyetin, düzenli bir duanın ve ortak bir kararlılığın meyvesidir. Serpilen çiftler yalnızca birbirinden "hoşlananlar" değildir; önce Tanrı'nın Egemenliğini arayarak birbirini birlikte seçenlerdir.
Sonrasında da dua etmek: çoğu zaman unutulan adım
Dua, kişiyle selamlaştığın anda sona ermez. Buluşmadan sonra, hissettiklerini ve öğrendiklerini sindirmek için yeniden duaya dön. İçinde bir huzur mu yoksa bir kararsızlık mı hissettin? Karşındakinde derin bir imanı mı yoksa uyarı işaretlerini mi gördün? Tanrı'dan sezgini acele etmeden inceltmesini iste. Pek çok bekâr, "âşık olduktan" sonra duayı bırakıyor, duyguların yeterli olacağını sanıyor. Oysa dua tam da o noktada can alıcı hale gelir: temkinli ilerlemene, doğru soruları sormana, sağlam bir temel kurmana yardım eder. Bu keşif sürecinin baştan sona duada kalarak, hem kalbini hem de Tanrı'yı onurlandırırsın.